Yükleniyor ...

Barakka Röportajı! | BizFm

2 Ekim 2019 18:31


Yeni albüm öncesi folk - pop - rock ezgileri taşıyan "Alevler İçindeyim" isimli single çalışmalarını müzikseverlerle buluşturan Barakka, yazarımız Mine Ayman'ın sorularını yanıtladı: "Albümümüzün zaten kayıtlarını bitirdik. En kısa ve en doğru zamanda albümümüzü de yayınlayacağız."Müzikle uğraşmaya ne zaman başladınız ve grup üyeleri olarak nasıl bir araya geldiniz? İsminizin anlamını nedir? Müzikle uğraşmaya neredeyse herkes gibi ortaokul, lise çağlarında önce dinleyici ve sonrasında "acaba ben de bir enstrüman çalmaya öğrenebilir miyim" diye düşünen bir meraklı olarak başladım diyebilirim. Önce gitar dersleri almaya başladım, sonrasında ise arkadaşlar arasında toplanıp "bir grup kuralım" heyecanına kapılarak devam ettim. Bu ilk kurduğumuz gruplarda genelde Amerikan Hard Rock ve Metal gruplarının parçalarını çalardık. Ufak tefek kendi bestelerimizi de eklerdik. İlk grubumuzu süper yetenekli davulcu, harika müzisyen arkadaşım Ediz Hafızoğlu ile kurmuştuk. Barakka'nın başlangıcı aşamasında ise davulda Cengiz Tural vardı. Daha sonrasında ise ben Amerika'ya taşındım ve her şey bambaşka bir hal aldı. Barakka'nın bugünkü grup üyeleri ile de Philadelphia şehrinde tanıştım. Orada bir araya geldik. Udi'miz Roger ve perküsyoncumuz Joe ile Philadelphia'ya geldiğim ilk gün tanışmış olmam çok güzel bir rastlantıdır. Daha sonra grubumuza klavyede Billy eklendi. Şu sıralar davulcumuz Poyraz Aldemir, bas gitarda iki müzisyen ile çalışıyoruz, biri Jay Mintz, diğeri de Onur Gül ve grubun solisti olarak ben Barış Kaya. Barakka, bana bir filmden gelen ilham. Ron Fricke'in "Baraka" isimli, sufi dilde "Yaşamın soluğu" anlamına gelen filminden esinlendik. Ancak isim hakları nedeniyle Baraka'yı kullanamadık. Daha sonra dil bilimci yakın bir arkadaşımız ile yaptığımız görüşmede "Barakka" isminin de bazı Afrika ve eski Orta Doğu dillerinde "Kutsanmış, bereketli" anlamına geldiğini öğrendik. Zaten multi kültürel ve farklı milletlerden gelen müzisyenlerin oluşturduğu bir grup olduğumuz için, bu isim bize tam uydu. Barakka ismini aldık. "Alevler İçindeyim" adlı single çalışmanın hazırlık aşaması ne kadar sürdü ve bu projede kimlerle çalıştınız? "Alevler İçindeyim" aslında tekli olarak çıktı ama kaydettiğimiz ve hazır olan yeni albümümüzden bir parça. Hazırlık aşaması, aranjeler ve kayıtlar bir yıldan fazla sürdü. Bunun nedeni kayıtların bir kısmının ABD'de bir kısmının ise Türkiye'de yapılmasıydı. Davulları sevgili Cengiz Tural İstanbul'da kaydetti, aranjeler Özgür Bakkaloğlu tarafından İzmir'de yapıldı. Grup içinden örnek, Roger'ın ud kayıtlarının hepsi Philadelphia'da gerçekleşti. Yani dediğim gibi, bütün kayıtlar ABD - Türkiye arasında yapıldı. Parçanın mikslerini albümümüzü de çıkaracak olan sevgili Uğur Memiş, Mars Yapım Stüdyolarında gerçekleştirdi. Mastering ise Selim Sayarı tarafından yapıldı. "Alevler İçindeyim" adlı şarkısını ne zaman yaptınız, bir hikayesi var mı? Parçayı, ilk albümümüz bittikten hemen sonra yaptık. 2013 ortalarında ise konserlerde çalmaya başladık. Türkiye'ye ilk kez geldiğimiz 2014 yılında "Alevler İçindeyim"i canlı olarak çalıyorduk. Parçanın hikayesine gelince, Roger'ın ilk albümde herhangi bir bestesi yoktu. Ama ben ve o yeni parça yapmak konusunda çok istekli ve sabırsızdık. Bir gün Roger bana bir e-mail ile dosya yolladı. Dosyanın içinde parçanın bütün melodileri bulunuyordu. Ben yazdığı melodileri çok beğendim. Ve gitar partisyonları ve akorlar üzerinde çalıştım. Parçanın yapısı bana biraz "tutkulu" gelmişti. Bu duygudan ilham alarak, şarkının sözlerini "birinden ilk görüşte etkilenmiş bir kişinin düşünceleri" olarak yazdım. Kişinin karşısındakine, geçmişte yaşanmış ne varsa bırakıp, korkuları ve ne olacak düşüncesini yenip, an'ı yaşayarak, hissettiği o tutku'yu (buna belki ilk görüşte aşk da denebilir) paylaşmayı teklif ettiği bir parça. Barakka olarak şarkılar üretmeye başladığınızda tarzından etkilendiğiniz isimler oldu mu? Tarz konusunda ilham alınabilecek o kadar büyük müzisyenler var ki. En başta Anadolu Pop / Rock ismini ilk ifade eden Moğollar mesela. Yeni Türkü. Bulutsuzluk Özlemi. Tarzını beğendiğim bir başka grup Kurban. Daha yumuşak ve akustik eserler yapan, sevgili Ara Dinkjian'ın eski grubu Nightly Ark. Daha protest ve sert bir grup, Boston. Pearl Jam ve hatta GN'R. Neredeyse her parçası birbirinden çok farklı olan efsanevi grup, Led Zeppelin. İlk albüm biraz daha kendi prodüksiyonumuz olarak kaydedilmişti, orada Pentagramdan bile etkilendiğimiz söylenebilir bazı parçalar içinde. "Alevler içindeyim" adlı şarkının klip hikayesini anlatır mısın, klipte yönetmen olarak kiminle çalıştınız? Klibin bence çok güzel bir hikayesi var. Bundan tam bir sene önce Meksika'ya tatile gittim. Bir gece sahilde bir "Ateş Dansı" grubu gördük. O zamana kadar yönetmen arkadaşımızla hangi şarkımıza klip çekeceğimizi düşünürken, bu performansı gördükten sonra kararımı verdim ben. Klibin içinde bu gruptan görüntüler olmalıydı ve klip "Alevler İçindeyim"e yapılmalıydı. Yani kafamda oluşturduğum video klibin konusu piyasaya çıkacak olan parçamızı seçti. Meksikalı ateş dansı grubuyla yaptığımız görüşmelerde teklifimize evet yanıtı alınca, yönetmen arkadaşımız Hüseyin Cevahir Ünal, Ankara'dan kalktı geldi ve çekimlere başladı. Philadelphia, New Jersey, Manhattan New York'ta uzun uzun farklı mekanlarda çekimler yaptık. Ateş dansını yapan Diana'nın çekimleri Cancun ve Tulum adlı şehirlerde, Meksika'da yapıldı. Biz çekimlerimizi Amerika'da kışın soğukta yaparken, Diananın çekimleri yaz ayları gibi sıcakta yapılmış oldu. Güzel bir tezat yarattı. Bundan sonra sırada hangi şarkınız var, albüm yapmayı düşünüyor musunuz? Bir slow (yavaş) parçamız var, ona klip çekeceğiz. Çalışmaları Ekim sonunda Philadelphia'da başlıyor. Yine, Cevahir Ünal ile çalışacağız. Albümümüzün zaten kayıtlarını bitirdik. En kısa ve en doğru zamanda albümümüzü de yayınlayacağız. Umuyoruz ki, albümden bir ya da iki parçaya daha klip çekebiliriz. Son dönemde yapılan albümleri nasıl buluyorsunuz? Beğendiğiniz albümler ve isimler hangileri? Son dönemde yeni isimler dışında, yer etmiş isimlerin de çalışmaları çıkıyor, bundan bir dinleyici olarak memnunum. Haluk Levent'in yeni albümü "Tam Bana Göre" bence çok başarılı olmuş. İsmine yakışan bir çalışma. Bizim albümümüzün mikslerini yapan Uğur Memiş de bu albümde birkaç parçayı miksledi. Ufuk Beydemir keza, iyi. Ay Tenli Kadın büyük bir hit oldu. Bunun dışında ben Mor Ve Ötesi'nin "Sultanıyegah" çalışmasını da çok sevdim. Ayrıca, orkestra ile verdikleri konsere bayıldım. Mor ve Ötesi ile geçen sene Philadelphia'da çalmıştık, çok iyi müzisyenler. Adamlar'ın (grup) da kendine özgü bir soundu var, onları da başarılı buluyorum. Sevgili Şebnem Ferah'ın yeni albümü "Parmak İzi" de başarılı bir çalışma. Yıllardır sahnedesiniz, bundan sonra sahne programınız nasıl devam edecek ve yeni konserleriniz ne zaman başlayacak? Sahne programlarımız ABD'de sürüyor. Her ay genelde Philadelphia ve New York City'de çalıyoruz. New York'ta daha çok İlhan Erşahin'in mekanı Nublu'da sahne almaya başladık. Haftaya bir tane Philadelphia'da ve ondan hemen sonra da NewYork'ta konserimiz olacak. Takvimler uyuştuğu sürece de Türkiye'den gelen sanatçı ve gruplarla da sahne alıyoruz. Şimdiye kadar Moğollar, Yeni Türkü, Gripin, Yirmi yedi, Erkan Oğur, Mirkelam, Mehmet Erdem ve Mor ve Ötesi ile sahne aldık. Bunların çoğu Philadelphia ve New York City'de yapıldı. Washington DC'de de yaptığımız konser oldu. Bir de Rock'n İmam - Ahmet Muhsin Tüzer ile New York'ta çaldık. Şimdi amacımız bu konserler dışında senede birkaç kere (belki 3 ya da 4 defa) Türkiye'ye gelip mümkün olduğunca fazla şehirde konser vermek. En büyük isteğimiz bu. Radyo programlarında canlı çalmak da bu plana dahil. Türkiye'de mümkün olduğunca müzikle ilgili çalışmalarımız olacak, umut ediyoruz ki en kısa zamanda yeniden Türkiye maceramız başlıyor. Amerika'da yaşayan bir Türk grubu olmanın zorlukları ve avantajları neler? Gelecekle ilgili müzik kariyeriniz için neler planlıyorsunuz? Amerika'da zorluk olarak düşünebileceğim şey, Türkiye piyasasından biraz uzak olmak. Teknoloji ve sosyal medyanın gelişmesi bu dezavantajı biraz düşürse de, orada her hafta çalabilme şansımız olmadığı gerçeği var. Bu açıdan dezavantaj. Amerika içinde düşünürsek, burada yaşayan gurbetçilerimiz bize yeterince destek oluyorlar, sağ olsunlar. Özellikle Philadelphia ve çevresi. Türk kuruluşlarından pek destek görmesek de, kişisel olarak ulaştığımız ve neredeyse her konserde yeni tanıştığımız insanlarımızın desteğini görmek çok güzel. New York daha farklı. Çünkü New York'ta Türkiye'den gelen bir çok sanatçının konseri oluyor. O yüzden dinleyicileri kendi konserlerimize çekebilmek biraz daha zor. Bu dezavantajı avantaja çevirebilme şansımız oldu. Şu şekilde: Amerika'ya gelen Türk grup ve sanatçıları ile aynı sahneyi paylaşabildik. Bu da bizi tanımayan, bilmeyen Türk seyircisine ulaşmamızı sağladı. Türkiye'de olsak bu tür grupların konserlerinde yer alabilir miydik, orası muamma. Gördüğüm kadarıyla, festivaller ya da özel geceler haricinde Türkiye'de gruplar ikili ya da üçlü halde konserler vermiyorlar. Amerika'da en büyüğünden en küçüğüne hala bu tür konserler en ilgi çekenlerdir. Green Day ve Weezer turneye çıkacaklar mesela, ikisi de çok büyük grup, kendileri tek başlarına turneye çıksalar da yeterli ilgi toplarlar ama yine de beraber yapıyorlar. Daha çok ilgi çekiyor. Amerika'da bunu gerçekleştirdik, ünlü gruplara açılış yaptık. Yeni Türkü'den Mor ve Ötesine kadar farklı tarz grup ve sanatçılarla çalabildik. Onlarla tanışabildik, sahnelerini ve sistemlerini çok yakından görebildik. Bu da bizim şansımız oldu. Gelecekle ilgili yapmak istediğimiz şey, tabii ki daha çok üretebilmek, daha çok yerde çalabilmek, Amerika'da Türk Folk Rock'ı daha çok insana tanıtabilmek. Türkiye başta olmak üzere başka ülkelerde de çalabilmek. Bunları gerçekleştirebileceğimizi düşünüyoruz. Umuyoruz ki, yeni albüm ile birlikte, düşüncelerimiz ve dileklerimiz eylemlere dönüşecek. Üretim konusunda zorluk yaşamıyoruz. Beste yapmak, yeni şarkılar yazmak ve bunları dinleyici ile paylaşmak büyük zevk. Yeni albüm daha çıkmadan biz bir sonraki albüm için çalışmaya başladık. Türkiye'ye ilk kez gelişimiz, 2014 senesinde oldu. Şimdikinden daha az bilinmemize, tanınmamıza rağmen çok sıcak karşılandık. Bu desteği ve ilgiyi arttırabileceğimizi düşünüyoruz. Günün birinde, Amerika'da NBA maçı öncesinde ya da büyük bir festivalde çaldığımız gibi, Türkiye'de herhangi bir festivalde neden çalmayalım? Çok isteriz. Türkiye'ye gelip bir müzik festivali kadrosunda olmak bizi çok mutlu eder. Barakka - Alevler İçindeyim Video Klip Mine Ayman İletişim Mine Ayman Twitter